Site Ust
ic-ust
Üye simge
Logo
Üst Büyük Reklam Üst Küçük Reklam
Çılgın Rus güzeli sere serpe
Chocolate Seçkinleri Ağırlamaya Devam Ediyor
Irmak Moda'dan özel kampanya
Soho Coşturuyor
 
 
 
Kategoriler
En çok gittiğiniz mekân hangisi?
Club Ceila
Soho
Ehl-i Keyf
Chocolate Bistro
Türk Kahvesi
La Grange
Minicity Canyon
Salinas
Club Vavien


 
 
Kategoriler
Tartışmak kavga etmek midir?
Yazar :     10 - 02 - 2010 09:10
871 kez okunmuştur
Tartışmak kavga etmek midir?

Çoğumuz “tartışma” sözcüğünden ürker çünkü tartışma denilince akla ilk gelen kavgadır. Toplum olarak tartışma kültürümüzün olumlu olduğu pek söylenemez. Oysaki kişiler arası ilişkilerden kaynaklanan sorunları çözebilmek için sorunlarımızı ilgili kişi ile tartışmak zorundayız. Dolayısıyla etkili bir tartışma ortamı yaratmak hem tarafların kendilerini ifadelerine hem de birbirlerini anlayabilmelerine olanak sağlar. Aksi halde tartışmalar kavgalara, kavgalar da daha büyük sorunlara yol açar.

Problem çözmeye yönelik, bağcı dövmek için değil de üzüm yemek için yapılan tartışmalar hem ikili ilişkilerin kalitesini artıracak hem de iletişimdeki en büyük sorunlarımızdan olan “anlaşılmıyorum”’u engelleyecektir.

Sağlıklı bir tartışma ortamı için neler yapmalıyız?

İlk olarak dinlemeyi bilmeliyiz. Karşımızdaki konuşurken zihnimizi, ona söyleyeceklerimizle meşgul etmektense onun dediklerine odaklamalıyız. Tartışma,  iyi dinleyen bir kulak, anlaşılır konuşan bir ağız ve karşısındakini de en az kendisi kadar düşünebilen bir yürekle yapıcı olur!

Tartışma başlamadan, konu her ne ise ona kendimizi hazırlamalı, ne tür bilgilere sahip olduğumuzun farkında olmalı, sorunun oluşmasındaki katkılarımızı dürüstçe kabul etmeli, ulaşmak istediğimiz sonucu planlamalıyız. İlişkinin bitirilmesi amacıyla yapılan kimi tartışmalar ilişkinin daha da sağlamlaşmasına neden olabilir. Yeter ki kendinizi ifade edeceğiniz ortam, önyargılardan ve geçmişte yaşananların ertelenmiş hesaplarından arındırılmış olsun. Tartışma süresince “önyargılarımızın avukatı” gibi davranıp, sürekli sabit fikirlerimizi ve peşin hükümlerimizi savunursak bir adım bile ilerleyemeyiz.

 

Diğer önemli bir beceri duygudaşlık(empati)! Yani kendimizi diğerinin yerine koymak, onun duygularını doğru anlamak ve bu anlayışı ona yansıtmak. Yazımı kolay uygulaması zor bir beceri! Ancak etkili tartışma için de olmazsa olmaz bir koşul! Bir an için kendi gözlüklerinizi bırakıp karşınızdakinin gözlükleriyle olaylara bakabilmektir. Empatik davrandığınızda aslında birçok şeyin onlarca yorumu olabileceğini kavrarsınız.

 

Diyelim ki, bu basamakları başarıyla çıktık ama eleştirilerimizi nasıl yapacağız? “sen “ li cümleler yerine “ben” li cümleler  kuracağız. Diğer bir deyişle, “ sen hatalısın” yerine “burada hatalı davrandığını düşünüyorum” diyeceğiz. “Sen” li cümleler suçlayıcı karakter taşır. Diğerinde savunmaya ve karşı saldırıya neden olur. Söylediklerimizin sorumluluğunu üzerimize aldığımız “ben böyle düşünüyorum” tarzı ise karşı tarafta savunmadan çok kendini açma tepkisine neden olacaktır. Deneyin!

 

Tartışma sırasında yapılan en büyük yanlışlardan biri de konuyu sınırlamamak, geçmişi bugüne taşımak ve sonunda da ne için tartıştığınızı unutmaktır. Sorun geçmişten kaynaklanıyor olabilir. Ancak biz bugündeyiz ve geçmişte yaşanan sorunu bugün küf düşüncelerimizle tartışamayız. “Sen zaten geçenlerde de şunu yapmıştın” derseniz ipin ucu kaçmaya başlamış demektir. Dolayısıyla hangi konu tartışılıyor ise onunla ilgili duygu ve düşüncelerimizi söylemeliyiz. Geçmiş yaşantıları bugüne taşımanın ve kişilik yapısına saldırıya geçmenin tartışmanın tadını kaçıracağı kesindir!

 

Tartışabilmek bir sanattır. İnceliklerine dikkat ettiğimiz sürece büyük kazançlar sağlayacağımız aşikârdır.

 

Psikolog Ahmet CAN

psikoloğumuza danışmak için sorunlarınızı  ahmetcan6358@hotmail.com e-mail adresine iletebilirsiniz

ait diğer yazılar için tıklayın
Facebook'ta Paylaş
Bu yazıya toplam ( 0) yorum eklenmiştir.
 
 
   
 
Web Tasarım : Ediz Duman