Geleneksel, kaçan boğa önde, arkada onu kovalayan, çoluk çocuk ve ahali görüntüleri, televizyonlarda yüzlerce insanın trafik kazasından öldüğü haberleri ile bir bayramı daha geride bıraktık. Geride bıraktık çünkü bayram delip ve geçti, pardon gelip ve geçti.
Eskilerden uzak bir bayram serüveni daha sona erdi. İşimiz magazin olunca hemen akla bayramda eğlence mekanları geliyor. Eğlence mekanları umduğunu buldu mu bilmem. Ancak, ben umduğumu hiç bulamadım. Antalya’da sanatçı bolluğu vardı. Tabiri caizse Türkiye’de ne kadar ünlü isim varsa kendisini Antalya’da sahneye atmıştı. Artık Antalyalı ulusal sanatçıya doydu sanırım. Bana sorarsanız böög geldi. Size soruyorum sahneye çıkmayan sanatçı kaldı mı. Eğer aklınıza gelirse bana yazın bende eğlence mekanı sahiplerine söyleyeyim getirsin. Bayramda parayı her şeye rağmen kazandıran bizim sanatçılarımız oldu. Aura’da Erkan Güleryüz, Ehlikeyf’de Murat Tekyıldız ve Didar, Soho’da Elnur, Zen’de Erdinç’di. Sanmayın ki ünlü sanatçıları getiren mekanlar para kazandı. Kazandı birinci gün Erkan Güleryüz’ün sahne aldığı Aura&Nova, ikinci ve üçüncü gün Soho’da sahne alan Elnur. Allah varya sanatçılığını beğenmediğimden değil, 5 yıldızlı otellerde dahil bu kadar ismin arasından Erkan Güleryüz, Elnur, Murat Tekyıldız ve Erdinç’e şans tanımıyordum. Ancak tahminlerim de çok yanılmışım. Herkes 30-40 bin doları alıp insanların daha içkisi bitmeden sahnesini bitirip evine gitti. Ama bizimkiler öylemi, sabaha kadar eğlendireceğiz diye kendisini yırttı. Bu benzedi futbol takımlarının yabancı transferine. Biz Türkler yabancı marka giymeyi çok seviyoruz, Daha doğrusu özenti halindeyiz. Bu sevdalarda bitecek. Bittiği zaman ne olacak. Ben bizim solistlerin yerinde olsam eğlence mekanı sahiplerinin burnundan getiririm. Fiyatımı 2-3 katına çıkarırım. Bu böyle de olacak. Olduğunu da herkes görecek ve yaşayacak.