Site Ust
ic-ust
Üye simge
Logo
Üst Büyük Reklam Üst Küçük Reklam
Çılgın Rus güzeli sere serpe
Chocolate Seçkinleri Ağırlamaya Devam Ediyor
Irmak Moda'dan özel kampanya
Soho Coşturuyor
 
 
 
Kategoriler
En çok gittiğiniz mekân hangisi?
Club Ceila
Soho
Ehl-i Keyf
Chocolate Bistro
Türk Kahvesi
La Grange
Minicity Canyon
Salinas
Club Vavien


 
 
Kategoriler
Ben Bir Kız babasıyım.
Yazar :     01 - 12 - 2009 14:03
518 kez okunmuştur
Ben Bir Kız babasıyım.

“Allah’ım ne gündü,”

 Ayaklarınızdaki son güçle merdivenleri çıkıyorsunuz “işte son kat dayan eve az kaldı.”

Telkinlerin sonunda tırabzanlara tutunarak kapının önündesiniz, son gayretle zile basıyor ve kapının açılmasını beklerken bir an öne kurtulmak istediğiniz ayakkabılar ayaklarınıza yapışmış sizi bırakmıyor.

O sırada koca kapı yavaşça açılıyor, kumral kıvırcık saçları, iri siyah gözleri beyaz teninde sabahtan beri çilek yemekten kıpkırmızı olmuş küçük dudakları, üstünde fırfırlı elbisesi altında beyaz taytı ile öpmeye kıyılamayacak kadar tatlı, elleri arkasında 6 yaşlarında bir kızın tatlı gülümsemesi sizi kapının önüne çakıyor, öylece kalakalıyorsunuz.

Gözlerini kısarak tatlı bir gülümseme ile size bakıyor. O inanılmaz mutluluk dolu gülümseme ilk etkisini gösteriyor ve o anda yorgunluktan artık eğri duran bacaklarınıza birden güç geldiğini hissediyorsunuz, yarım yamalak tuttuğunuz çantanızı sıkıca kavrıyor ona yorgun ve güçsüz gözükmemek için doğruluyor, dik durmak için elinizden geleni yapıyorsunuz.

Önce ayaklarınıza bakıyor yukarı doğru sizi yavaş ve dikkatlice süzerek ilk andan beri saklamak istediğiniz yorgunluk ve bitkinliğinizi hemen anlayarak tatlı bir gülümseme ile gözlerini kırpıştırıyor.

Önce sizi neden baştan aşağı süzdüğünü öğrenmek için gözlerine bakıyor ve bir anlam çıkartmaya çalışıyorsunuz. Siz onun bu durumundan bir anlam çıkartmaya çalışırken o sizin görüntünüzün ele verdiği durumunuzu hemen kavrıyor.

Bir melodi ve kuş cıvıltısı karışımı olan o ses tonuyla can alıcı soruyu kırmızı dudaklarını öne çıkartıp gözlerini yarım kısarak soruyor.

Babacım hoş geldin, günün nasıl geçti çok yoruldun mu”? Kapının önünde duran bu sevimli yaratığın çıkartmış olduğu o ses sizde öyle bir etki yaratıyor ki, hayır yorulmadım günüm iyi geçti demek isteseniz de, sorunun sonucunda güzel bir hediyenin varlığını hissedip hiç yalan söylemiyor ve “Evet kızım günüm çok kötü geçti, çok yoruldum.” Cevabını hiç düşünmeden veriyorsunuz.

O zamana kadar yarı kapalı gözlerini hafifçe aralayarak arkasında tutuğu ellerini öne uzatıp terliğinizi ayaklarınızın önüne koyuyor ve içeri girmenizi gözleri ile işaret ediyor.

Tüm hareketleriniz onun kontrolünde ve bu kontrole mani olmayı aklınızdan bile geçirmiyorsunuz. Siz içeri girer girmez daha kapıyı kapatmadan ellerini boynunuza uzatarak eğilmenizi istiyor, siz onun boyuna eğildiğiniz anda ellerini boynunuzun iki yanına kenetleyip sizin yanağınızı dudaklarına doğru yanaşıp yine o melodi ve kuş cıvıltısı karışımı olan o ses tonuyla yorgunluğunuza son darbeyi vuruyor. “ Dur babacığım, seni bi öpüyümde yorgunluğun geçsin.” 

O şeker bal karışımı tatlı dudaklar sert sakallı yüzünüzü bir anda kadifeye çeviriveriyor. Mutluluktan afallıyor ve çantanız elinizden kayıveriyor. O iki tatlı öpücükten sonra boynunuzu bırakıp ayağa kalktığınız zaman kendinizi sabah ilk işe gittiğiniz kadar dinç ve sağlam hissediyorsunuz kendinizi.

Sizi içeri götürmek için o pamuk elleri ile elinizden yumuşacık tutuyor, o anda kapının hala açık olduğunu fark ediyorsunuz. Kapıyı kapatırken günün tüm stres ve yorgunluğunu kapının arkasına atıp bir daha içeri girmemesi için sıkıca kapatıyorsunuz.  
 
 

Not: Kızı olmayan babalara İthaf edilmiştir. 
 

Erdal KÖPRÜ

ekopru@yahoo.com

  

 

 

ait diğer yazılar için tıklayın
Facebook'ta Paylaş
Bu yazıya toplam ( 0) yorum eklenmiştir.
 
 
   
 
Web Tasarım : Ediz Duman