MHP Antalya teşkilatlarında uzun zaman önce başlayan kongre sürecinin anlatılmaz heyecanını delege seçimlerinde yaşanan ve tabir-i caizse “çakallıklar hareketi” gölge düşürdü.
MHP Genel Başkan yardımcılarından ve teşkilatlardan sorumlu Semih Yalçın’ın Antalya il başkalığına gönderdiği genelgeye göre nüfusun yoğun olduğu ilçelerde delege seçimleri olacaktı. Ama ne hikmettir ki bu durumu anlamak imkânsız. Kepez ile ve Murat paşa ilçe başkanları yangından mal kaçırırcasına sandıktan adeta kaçtılar. Bu ilçe yönetimleri Parti üyelerinden korkmuş olacaklar ki delege seçimini kendilerince masa başında yapıp yüksek seçim kuruluna verdiler.
Bunu daha önce Kepez Belediye Başkanlığı seçimi döneminde Meclis Üyelerinin seçimleri sırasında da yaptılar. Alışkanlık oldu sanırım.(!)
Bu yaşananların kanımca tek bir anlamı var. Bu duruma üyesinden korkmak, delegesinden korkmak ve delegesine güvenmemek anlamına gelmiyor mu?. Diğer bir deyişle bu duruma Genel Merkezi tanımama denmiyor mu? Bir teşkilat başkanı; eğer delegesine üyesine güvenmiyorsa o makamı bir an önce terk etmelidir.
MHP genel başkanı adına genel başkan yardımcısı Semih YALCIN’ın gönderdiği imzalı genelgeyi tanımayan bir zihniyetin hala görevi başında olması ne kadar etik ve haklı çıkarılacak bir durumdur.
Düşünebiliyor musunuz?
Genel başkanı takmayan, genel başkan yardımcısını takmayan bir zihniyet hala görevde. Olmamalı(!)
Bu belki de MHP tarihinde bir ilk. Bunu yapanda bölgesinde yapılan son üç secimden de mağlubiyetle çıkmış bir yönetim. Hala da görev başındalar.
MHP Kepez ilce başkanı Süleyman Kılınç ve yanındaki bir kaç kişi.
Masa basında yazdıkları delege listesi ile güya kongre yapacaklar. Kepezden aldığı güçle il başkanlığını kazanacaklar. Böyle bir sistem ancak MHP’nin kabul edemediği sistem ve yönetim birimlerinde olur. Ama bunlar hala görevdeler.(!)
Öncelikle şunu belirtmeliyim. Süleyman Kılınç il başkanlığına adaylığını açıkladıktan sonra kepezden elini çekmelidir. Bu durumun etik olan yanıdır. Ama bunu Süleyman Kılınc gibi koltuk sevdalısından beklemek sanırım biraz hayalcilik olurdu. Süleyman Kılınç da bizleri yanıltmadı. O koltuktan kopamıyor.
MEHMET SEYYAR EFFENDİ İŞTE TEKLİF HODRİ MEYDAN…
Mehmet Seyyar denilen şahsiyet ilçe başkanlığına aday bir isim.
Mehmet seyyar denilen bu insanı yıllardır tanırım ve kendiside beni tanır. Şimdi Süleyman Kılınç’ın varisi kendince. Buda bir bakıma doğal sayılabilir herkes gibi onunda aday olması normal. Amma velâkin Ülkücülere çakal diyecek kadar basitleşen ve kepez ilçe başkanlığına aday olanlar için sarf ettiği ve kendisine yakıştırdığı o hummasız sözleri zamanı geldiğinde Ülkücüler kendisine yutturacaktır. Yutturmakta Ülkücülerin görevidir.
İlce başkanlığına aday olanlar için meydanı çakallara bırakmamak için aday olduğunu söyleyecek kadar basitleşmesi mhp ye ve Ülkücülere ağır hakarettir. Bunun hesabını yargı önünde ve vicdanlarıyla da verecektir seyyar efendi. Hiç bir ülkücü çakal değildir. Mehmet Efendi şunu da iyi öğren; kurttan çakal olmaz. Eğer yüreğin varsa teşkilat birikimin varsa bunu bir TV kanalında acık oturum yapmak suretiyle Ülkücülüğü teşkilatçılığı VE kimin çakal olup olmadığını tartışmaya açığım hodri meydan Mehmet Efendi…
Ülkücülük senin çakal diyebilecek kadar küçümseyebileceğin, senin basit laflar altında kullanabileceğin bir terim bir akılcılık anlayışı değil. Bunu sana İSTER TV KANALLARINDA İSTER PARTİ ÇATISI ALTINDA TÜM ÜYE VE KİTLE KARŞISINDA İSTERSEN DE SENİN DAVET EDEBİLECEĞİN SENİN EN RAHAT OLABİLECEĞİN BİR KALABALIK KARŞISINDA ÜLKÜCÜLÜĞÜ SONUNA KADAR ÖĞRETMEYE HAZIRIM. BUNU DA SENİN GİBİLERE ÖĞRETMEYİ KENDİME GÖREV BİLİRİM. İŞTE HENDEK İŞTE DEVE. HODRİ MEYDAN seyyar efendi.
Sevgiyle kalın…
Vehbi kaya71@hotmail.com