Antalya Valisi Ahmet Altıparmak geldiği günden bu yana en fazla dert edindiği şeylerin başında yaygın basının Antalya’daki ilavelerinin etkili olduğu gelmektedir. Çünkü Antalya’da önemli bir haber eklerde yer almakta aslında Ankara’nın da bilmesi gereken konular sadece Antalya sınırları içinde kalmaktadır. Bu konuda Vali Altıparmak’ın serzenişini anlayabiliyoruz.
Ancak bunun yanı sıra Valilik Makamının bu manada serzenişinin yanı sıra başka nasıl sorunlar olduğunu ve bu sorunların nasıl bir sonuca doğru sürüklediğini bilmediğini düşünüyorum. Çünkü bu dönem olduğu kadar hiçbir dönem valilik basın merkezi ile gazeteciler arasında bir soğukluk yaşanmamıştır. Valilik basına kimin baktığını bilmeyen gazetecilerin sayısı az değildir. Temel sorun doğru ve sürdürebilir kolektif ilişkiler sağlayamamaktır.
Bir devlet memurundan gazetecilik refleksi bekleyemeyiz ama en azından asgari noktada gazetecilik hissiyatlarını anlamını bu işi çözümlemesini bekleriz. Vali Altıparmak’ı bu konuda bilgilendirenlerin de konuları nalıncı keseri mantığında değerlendirdiklerinden Altıparmak’ın yeterince konulara vakıf olmadığını görüyoruz. Örneğin önemli bir gazetecinin vali ile randevu talebi valilik basınında çalışan biri için herhangi bir randevu gibi değerlendirilebilir. Oysa gazetecilik zamanla yarışan bir meslektir.
Valinin her zaman ayıracağı bir 10 dakikası olabilir. Ayrıca şu ana kadar Altıparmak en rahat validir. Antalya’nın fiziksel sorunlarının büyük ölçüde çözüldüğü bir dönemde görevine gelmiştir. Buna rağmen basınla sağlıklı bir ilişkinin gerçekleşmemesinin nedeni basın işlerini yürüten arkadaşlarının daha önceden hiçbir şekilde bu işi yürütmemiş olmasıdır. Ayrıca orası sivil savunma müdürlüğü değildir. Savunma odaklı zihniyet değişmelidir. Birilerinin müdür kadrosu var boşta kalmasın bari en azından basın müdürü yapalım mantığı ancak bize yakışır. Oysa bütün dünyada valilik basın protokol çok önemli ve işin ehli insanlar tarafından yürütülmektedir. Bu manada Vali Altıparmak’a kısa bir hatırlatmakta bulunmak istedim.