Site Ust
ic-ust
Üye simge
Logo
Üst Büyük Reklam Üst Küçük Reklam
Soho Coşturuyor
Murat Dalkılıç Vavien'de izdiham yarattı
Antalya'nın Bu haftaki güzeli
Hüseyin Samut Müjdeyi verdi
 
 
 
Kategoriler
En çok gittiğiniz mekân hangisi?
Club Ceila
Soho
Ehl-i Keyf
Chocolate Bistro
Türk Kahvesi
La Grange
Minicity Canyon
Salinas
Club Vavien


 
 
Kategoriler
ÜLKEDE NELER OLUYOR
Yazar :     25 - 08 - 2009 00:26
674 kez okunmuştur
ÜLKEDE NELER OLUYOR

Son günlerde sürekli konuşulan konu açılım. Kimine göre demokratik açılım, kimine göre ise Kürt açılımı. Kimse bunun ne olduğunu önemsemiyor.Her zaman olduğu gibi bir sloganın arkasına takılıp, birilerinin istediği gibi davranılıyor.Hayat pahalılığı, işsizlik, her gün izlediğimiz hukuksuzluk ve haksızlıklar, çevre tahribatı, yolsuzluk gibi olumsuzluk gözden kaçırılıyor.

         Ben bu açılımdan ne anladığımı paylaşmak istiyorum.

         Öncelikle bu açılım anlayışının ve fikrinin nereden geldiğine bakalım.          Birincisi, hakkında yüksek mahkeme tarafından irticanın odak noktası haline geldiği sabit olduğu için, kapatma kararı yerine para cezası verilen, hukuki tabirle yakın siyasi geçmişi ‘sabıkalı’ bir siyasal iktidar partisi; ikincisi ise halen ‘bölücülük’ iddiası ile hakkında kapatma davası olan ve ülkemize yıllardır çile çektiren ve ülkeyi silahla ve terörle bölmeye çalışan bir terör örgütünün vesayetinde siyaset yapan bir siyasi parti.

         Bunlardan biri Cumhuriyetin laik niteliklerine karşı mücadele vermekle itham edilirken; diğeri Cumhuriyetin Türk ismine üniter yapısına ve toprak bütünlüğüne karşı mücadele vermektedir.

Ama sonuçta hedefleri aynıdır. Her iki partinin de genel başkanları terör örgütü liderine ‘sayın’ diye hitap etmektedir. Bu da aralarında birleştikleri paydalardan biridir.

         Bu kadar açıklama dahi insanlara bir şeyi anlatmaya yetmesine rağmen son günlerdeki gelişmeleri bizlere bir demokratik açılım olarak sunmak bence yüzsüzlüğün en bariz örneğidir.

Zira ağızlarında geveledikleri kavramların ne anlama geldiğini milletimize anlatmaya çalıştığımızda bizleri demokrasi karşıtı ilan edecek kadar ileri götüren bu zihniyetin demokrasi anlayışına bir bakalım.

         Demokrasi bilgileri, seçimde fazla oy alarak mecliste çoğunluğu elde eden bir siyasi partinin, ülkede başta hukuk ve yasalar olmak üzere hiçbir kurala bağlı kalmadan, her istediğini yapabildiği bir yönetim biçimi olarak sınırlı, kendilerinden farklı düşünen insanların ve azınlığın haklarına saygı duymayan, sivil toplum örgütleri, meslek odaları, üniversiteler, basın gibi kurumların düşüncelerini hiçe sayan, iktidar gücünü başta yargı olmak üzere tüm üniversite, medya, sivil toplum kuruluşları ve demokratik kitle örgütlerinin yönetici kadrolarına tasfiyede bulunarak baskı toplumu yaratıp, siyasi ikballerini sürdürmek ile sınırlı bu düşünce sahiplerinin ülkede demokratik açılım yapması düşünülemez.

         Bugün bizlerden istenen, bugüne kadar namus olarak bildiğimiz Cumhuriyetin demokratik, laik ve hukuk devleti ilkelerini ve en önemlisi her ülkede namus olarak kabul edilen vatan toprağının bütünlüğünü tartışmamızdır. Hiçbir kimse, inanç ve namusunu tartışmaya zorlanamaz. Bunun demokratikleşme ile ilgisi yoktur.

Kendileri için dini inançları gereği başlarını örtmeyi bir demokrasi talebi olarak dayatanlara, eşlerinin bundan böyle türbanlarını çıkararak saçlarını açmalarının din ve inanca aykırı olmadığını tartışmaya açmak ne kadar zor geliyorsa; bizler için de ülke bütünlüğünü ve milletimizin biriliğini ve güzel dilimiz Türkçeyi tartışmak o kadar zor ve imkânsızdır.

         Görülüyor ki; ortada demokratik açılım diye bir şey yoktur. Talep bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasına yönelik çabalardır.

Bu çabaya siyasal iktidarın destek vermesinin nedeni kendi amaçlarına ulaşabilmek için bölücülerden destek almaktır.

Bugün için vakit ve ortam buna müsait olmadığından açıkça ifade edilmese dahi siyasal iktidarın stratejik müttefiki DTP’ nin genel başkan ve yöneticilerinin, en önemlisi İmralı’daki hükümlünün yol haritasındaki ipuçları, makul zekâ seviyesindeki insanlara bu gerçeği gösterebilmelidir.

         Sonuç olarak bize ‘açılım’ diyenlere cevabımız şudur; “Bizim başımızdan bir an önce uzaklaşın, ‘açılın’…”

 

 

 

                                                                           AV.CENGİZHAN GÖKÖZ

        

        

 

ait diğer yazılar için tıklayın
Facebook'ta Paylaş
Bu yazıya toplam ( 0) yorum eklenmiştir.
 
 
   
 
Web Tasarım : Ediz Duman