Hükümetin Yerel Yönetimlerle derdi, iktidara geldiği günden beri biliniyor zaten.
Önce “Kamu Yönetimi Reformu” işine soyundu.
Demokratikleşmenin bir gereği olarak ilan ettiği yerelleşmeyi savunma işini de bilhassa Doğu ve Güneydoğu Anadolu kökenli milletvekillerine yaptırdı.
Uzun bir zaman "yerelleşme” yi ağzında düşürmeyen AKP bu bağlamda, Devlete ait sağlık kuruluşlarının yerel yönetimlere devrini bile tartıştı.
Bu tür yetki aktarımını; Milli Eğitim, Adalet, Milli Savunma ve diğer bakanlık alanları takip edecekti ki muhalefetin sesi yükseldi.
AKP çark etti.
Öyle ya düşünsenize; Diyarbakır belediyesi ve her türlü özerk hak.
İzaha gerek var mı?
Derken AKP G eçtiğimiz aylarda bir başka yasal düzenlemeye girişti.
Bu defa da Yerel Yönetimlere Gayrı Safi Milli Hasıla’ dan (GSMH) ayrılan paya taktı kafayı.
Bilenler bilir, Türkiye’ de Yerel Yönetimlere GSMH’ den ayrılan pay %2,7 civarındadır.
Bu oran, Cumhuriyet Tarihi boyunca pek değişmemiştir.
Fakat Hükümetin TBMM’ye 2006’ da sevk edilen “İl Özel İdareleri ve Belediye Gelirleri Kanunu Tasarısı” kapsamında, bu payın %30’ lara çıkarılması öngörüldü.
Bu tasarı da çok tartışıldı.
Çünkü bu, Genel Bütçe ve vergi gelirlerinin %30’ unu Belediyelere kitlemek demekti.
Ve bu derece büyük bir mali gücü belediyelere aktaran Hükümet, çoğu belediyeyi de elinde tuttuğu için bu uygulama da bayağı bir su kaldırıyordu.
Ee tabi gene muhalefet …
Nasıl olmasın. Yani sonuçta Milli Eğitime bile GSMH’ nin %3’ ünü ayıran Türkiye’ de sen tut zaten gelirleri kendinden menkul olan belediyelere bütçenin 1/3’ ünü teslim et.
Siz olsanız ne düşünürsünüz?
Sonra Hükümet gene çark etti.
Ve seçim ekonomisine geçildi.
Bu defa da Yerel Yönetimlere yapılan kaynak aktarımını “3 kattan fazla artıran kanun” çıktı.
Muhalefet bunu “rüşvet” olarak yorumladı.
Sesini duyan olmadı.
Ama Hükümet bu, kafası karıştı bir kere. Daha durur mu?
‘Kendi konumuna göre yasa çıkarmak’ gibi bir huy da edinmiş zaten.
Derken gene çark etti.
Seçimlerde Kıyıları muhalefete kaptıran AKP, tekrar yerel yönetim gelirlerine taktı kafayı.
Bu defa da “Kıyı Belediyelerinden ruhsat yetkilerinin alınıp, Kültür ve Turizm Bakanlığı’ na devriyle” ilgili yeni bir tasarı hazırladı.
Yani neymiş efendim; “Yerel yönetimler bu yetkileri istismar etmişler.”
“Onun için yetkiler Bakanlığa devredilecek.”
Kendileri hiç bir şeyi istismar etmiyorlar (!) Hani AK’ lar ya (!)
O anlamda.
Yani anlayacağınız değerli okurlar. AKP gene dönüp duruyor.
Bir bakıyor Doğu ve Güneydoğulu vekilleri bastırıyor “Hadi Yerelleşelim, merkezi sistemlerin modası geçti” diyor.
Bir bakıyor sahil beldelerinde söz hakkı kalmamış “Sahilleri merkeze bağlayım, gerisini özerkleştireyim” diyor.
Bir bakıyor İç Anadolu’ da ki bazı belediyeler fakir kalmış; “Millet’ in vergisini alıp bunlara aktarayım” diyor.
Yani işin açığı; AKP’ nin şahsi ekonomisi her neyi öngörüyorsa onu yapıyor.
En azından durum onu gösteriyor.