Site Ust
ic-ust
Üye simge
Logo
Üst Büyük Reklam Üst Küçük Reklam
Soho Coşturuyor
Murat Dalkılıç Vavien'de izdiham yarattı
Antalya'nın Bu haftaki güzeli
Hüseyin Samut Müjdeyi verdi
 
Yaparsa Hoca yapar
Kategori :     2009-08-26 00:32:33
417 kez okunmuştur
Önce sessiz kalmaya çalıştım fakat artık sessiz kalamicam gelen

Bana gelen maillere Önce sessiz kalmaya çalıştım fakat artık sessiz kalamicam gelen maillere hiç dokunmadan olduğu gibi sizlere aktarıyorum taktir sizlerin

 

 

Sayın ilgili, desteğinize ihtiyacımız var!..

Düden Parkı, Antalya Lara bölgesinde ve Düden Şelalesi'nin denize döküldüğü yerdedir. Bu parkın işletmeciliğini bir önceki yerel yönetim döneminde aldık. Fakat yeni gelen yönetim daha gelir gelmez rüşvet ve zorla ortaklık talebinde bulundu ve biz de reddettik. Bunun üzerine önce elektrik ve suyumuzu kestiler ve ardından otopark'ımızın bariyerlerini yıkarak çalışamaz hale getirdiler! Bizi dize getirdiklerini sanmış olacaklar ki, ortaklık taleplerindeki oranı yüzde altmış'a çıkarttılar. Biz de çaresiz kalarak bu ortaklık taleplerini internetten bulduğumuz bir saat kamera ile kaydettik ve Emniyet Müdürlüğü'müze ileterek suç duyurusu'nda bulunduk. Belediye Meclis Üyesi ve Yönetim Kurulu Başkanı konumundaki arkadaşlarını görevden almak zorunda kaldılar ve gelen yoğun baskılar sonunda CHP'den de ihraç ettiler. Fakat bu arkadaşları suçlu bulup görevden aldıkları halde, hala bizim elektrik ve suyumuzu açmadıkları gibi, onlarca defa karakolluk olmamıza sebep oldular. Hukuk yoluyla ve asılsız ihbarlarla bir netice elde edemeyen yönetim son olarak parkımızın girişine bir zift tankeri koyarak, içeri girişimizi engellemeye çalışıyor!.. Turistlerin şaşkın bakışları altında eziliyor ve bu traji komik durumu ne yazık ki izah edemiyoruz. Yapmış olduğumuz yatırım ve ödediğimiz yüzbinlerce liralık (Aylık 29.500. TL) kiraya rağmen dükkanlarımızı açamıyoruz. Bu parkın işletmesini almamızın üzerinden daha altı ay bile geçmeden, Sayın Mustafa Akaydın ve ekibi'nin mafyavari baskılarını başımızda bir kabus gibi bulduk! Hukuki girişimlerimizi yaptık fakat, bildiğiniz gibi bu tür davalar çok zaman alıyor. Bu nedenle direnebilmek ve hakkımızı geri alabilmek için desteğinizi bekliyoruz. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun, hangi yayın grubunda çalışıyor olursanız olun, sesini duyurmaya çalışan yirmi küsür esnafın feryadına kulak verin. Lütfen, bizi Dünya'ya da rezil eden bu insanlık ayıbının bir an önce son bulması için haber desteği verin. En azından bunu yapabilirsiniz.. Saygılarımızla

 

Hoca'nın son marifeti!..
Düden Park'ta bizimle baş edemeyen ve son olarak parkın girişine tanker koydurtan Hoca, bu kez de projede yeşil alan olarak görülen kısım a araçların girişini sağlamak için kaldırımları kırdırttı. İki üç kez tekrarlanan bu kaldırım olayında biz de pes etmedik ve etmeyeceğiz!. Akaydın, Belediye işçilerine balyozlarla kaldırımları kırdırtıyor, ertesi sabah biz tekrar yapıyoruz. Bizim bildiğimiz Belediyeler kaldırım döşer... Kaldırım kıranını ilk kez görüyor ve koskoca Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin bundan başka bir işi yok mu diye de hayretler içerisinde seyrediyoruz. Yüzde altmış ortaklık talepleri ve tanker olayı ile Dünya Belediyecilik tarihine kara bir leke olarak geçecek olan çiçeği burnunda yönetimin bu son icraatı da epey konuşulacağa benziyor. Büyükşehir çalışıyor... Dünya seyrediyor!..

 

Akaydın'ın son icraatı utanç tankeri, hala parkımızın girişinde duruyor!..
Bildiğiniz gibi, Ekdağ yöneticileri ve Antalya Büyükşehir Belediyesi birlikte hareket ederek Düden Park’taki rüşvet skandal’ının intikamını almak için hemen hemen her gün bizi taciz etmiş ve defalarca karakolluk olmamıza sebep olmuşlardı. Sekiz kez Demircikara Karakoluna gitmiş, ama ertesi gün tekrar işimizin başında olmuştuk. Hukuk yolu ile bizi parktan çıkaramayan Akaydın Hoca, önce elektrik ve suyumuzu kestirmiş ve eski Gençlik Park'ını araç girişine açtırmıştı. Biz ise hukuk mücadelemiz neticesinde burayı kapattırmış ve buradaki tezgahları da kaldırtmıştık. Fakat otoparkımızı çalıştırmamayı ve yüzde altmış'çı ekibinin intikamını almayı kafasına koyan Hoca, hukuk yolu ile bizi çıkartamayacağını anlayınca, son çare olarak parkımızın girişine bir asfalt tankeri koydurarak Tur Otobüslerinin buraya girişini engellemeye çalışıyor!.. 15 Ağustos 2009 tarihinden (yoğun bir turist akını olan Cumartesi günü sabah sekiz'den) beri burada duran zift tankerini turistlere izah etmekte zorlanıyoruz.! Düden Park yönetimi olarak ne yapacağımızı şaşırmış durumdayız. Yirminci asırda bir Ali baba Kırk Haramiler olayı!.. Ve şaşkınlığımızı da hala üzerimizden atabilmiş değiliz. Tüm bunlar ücra bir kasabada yaşanmış olsaydı, kısmen anlayışla karşılayabilirdik. Ama bu yaşadıklarımız gerçekten utanç verici ve Dünya Kenti Antalya’ya hiç yakışmıyor. Bugün 24 Ağustos 2009 (on gün oldu) ve utanç tankeri hala parkımızın girişini kapatmaya devam ediyor!
 
Dünya kenti Antalya!..
Buradan Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Akaydın’a tekrar sesleniyorum.. Hocam bu parkta ne var anlamadım? Burayı siyasi onur meselesi mi yaptınız? Hukuksuzluğun bir şekilde son bulacağını mutlaka biliyorsunuzdur. Zulümle Şehremini olunmaz. Bırakın da işimizi yapalım. Adam gibi kiramızı ödeyelim. Tamamı Savcılığa intikal etmiş olan bu hukuk dışı girişimlerinizin bir şekilde size geri döneceğini unutmayın. Hukuk dışı bu hareketler sizin gibi bir Profesör'e hiç ama hiç yakışmıyor!.. Dünya Kenti Antalya’mız bunu hak etmiyor!..
 
Zulümle abad olunmaz!..
İnsan aklı mutlak bir şekilde zulmün üstesinden gelecektir!.. Tarihte benzeri olaylar olmuş ve aklı-selim daima galip gelmiştir. Zulüm’le abad olunamayacağını gösteren birçok hadise mevcuttur. Artık yirminci asırdayız ve bu yaşadıklarımız bu asır’a gerçekten hiç yakışmıyor. Kaybeden Antalya oluyor!..
 
Beni neden rahat bırakmıyorsunuz?..
Benim diğer insanlardan ne farkım var?.. Rüşvet ve yüzde altmış ortaklık teklifinizi kabul etmemem olabilir mi acaba? Beş yıldır kira vermeyen ve bir de yıkım kararı olan yerler dururken, neden daha beş ayını doldurmamış ve kiralarını tıkır tıkır ödeyen bir işletmeciyle uğraşıyorsunuz? Amacınız ne?.. Yoksa burayı yandaşlarınıza peşkeş mi çekeceksiniz? Böyle bir niyetiniz yoksa, o halde neden benim kiracılarımı tek tek dolaşıp, ‘‘Abdurrahman Bozdaş’a kiralarınızı ödemeyin, onu buradan en kısa zamanda çıkaracağız’’ deme gereği duydunuz? Neden Elektriğimi kestiniz? Neden suyumu kestiniz? Neden eski Gençlik Parkı’nı tekrar kullanıma açtınız? Neden otoparkımızı çalıştırmamak için çırpınıp duruyorsunuz? Son olarak, bir tankeri otopark’ımızın girişine koydurarak ne kazanacağınızı düşünüyorsunuz? Bu hareketinizin, Dünya Belediyecilik tarihine kara bir leke olarak geçeceğini hiç düşünmediniz mi? Benim bırakıp gideceğime sizi kim inandırdı? Yoksa, seçim döneminde birilerine söz mü verdiniz? Tüm Antalya bu yaşananları görmüyor mu sanıyorsunuz? Basına da yansıyan, ‘’Mayınları temizliyoruz’’ açıklamanızda neyi kast ettiniz?.. Bizi de o mayınlardan biri olarak mı görüyorsunuz? Buradaki kıstasınız ne? Neden böylesine kinli siniz? Kendinizi savaşta mı zannediyorsunuz?..
 
Antalya kimsenin Babasının çiftliği değil.
Ben yaptım oldu devri ne yazık ki çoktan geçti!.. Lütfen ya yirminci asır’a uyum sağlayın, ya da gidip bahçenizle uğraşarak emekliliğinizin tadını çıkarın! Hiç değilse halk önünde küçük düşmemiş olursunuz! Ayrıca, zafer sarhoşluğunun ve aşırı kendine güvenin insana ne derecede zarar verebileceğini çok yakında tekrar göreceğinizi de unutmayın! Bu yaptıklarınızın hesabını adalet önünde vereceğinizi ve ekibinizle birlikte yargılanıp mahkum olacağınızı da unutmayın!.. Bu kara tanker burada durduğu sürece kazananın biz olacağını da bilin!.. Daha şimdiden Tur Otobüsleri Klakson çalarak yönetiminizi ve protesto etmeye başladı bile!.. Teşekkürler Sayın Akaydın…  Teşekkürler (!)
 
 Halkımıza ve ilgililere duyurulur..  Saygılarımla..
 
 Abdurrahman Bozdaş     ( DÜDEN PARK - 24 Ağustos 2009 )

Facebook'ta Paylaş
Bu habere toplam (0) yorum eklenmiştir.
 
 
 
 
Kategoriler
En çok gittiğiniz mekân hangisi?
Club Ceila
Soho
Ehl-i Keyf
Chocolate Bistro
Türk Kahvesi
La Grange
Minicity Canyon
Salinas
Club Vavien


 
 
Kategoriler
 
Web Tasarım : Ediz Duman